Makyaj Gerekli Mi?

Hepimize olmuştur, bazen makyaj yapmaktan gerçekten tiksiniriz.. Bir taraftan cildimize zarar vermekte olduğumuz düşüncesinin vicdani baskısı, diğer taraftan akşam bu makyajı nasıl temizleyeceğim üşengeçliği, bazen de kusurlarımıza rağmen doğal görünme isteği bizi makyaj yapmaktan alıkoyar.


Size de oluyor mu bilmiyorum ama bu tarz günlerde, yani ne zaman evden makyajsız çıksam, tüm çevremdeki insanlar o güne özel ayrı bir güzellikte ve şıklıkta görünüyorlar gözüme ve kendimi inanılmaz bakımsız hissediyorum. En fazla öğle yemeğine kadar dayanıp, öğle arasında kendimi en yakın lavaboya atarak makyaj yapıyorum. Peki neden? Neden erkekler sıfır makyaj olmalarına rağmen büyük bir öz güvenle etrafta gezerken biz hemcinslerimizden daha güzel görünme konusunda yarış içerisindeyiz?

Bir kaç örnek vereyim. Az önce can sıkıntısından; ne zamandır bakamadığım ekşi sözlük hesabıma bir gireyim, milletin gündemi neymiş bir öğreneyim dedim. Gözüme bir başlık çarptı: İş yerine makyajsız gelen iş kadını! Kadınlarla ilgili tüm başlıklar ilgimi çekiyor, özellikle erkekler bizim hakkımızda ne düşünüyorlar öğrenmek istiyorum. Hemen okudum tabi hepsini. Kişilerin nicklerinden cinsiyetlerini anlamak çok zor ama yazdıkları yorumları okuyunca hangisi bayan hangisi erkek net bir biçimde anlaşılıyor. Erkeklerin çoğu makyajsız işe gelen bir bayanın göz zevklerini bozduğunu, bakımsız göründüğünü, evlenme ümidinden vazgeçmiş olabileceğini ve artık emekli olması gerektiğini söylemişler. Kadınlar da yapılan yorumlara karşı kendilerini savunmaya geçmişler, gariplerim. Yani sonuç: Makyaj yapmayan kadın erkekler tarafından bakımsız ve özensiz olarak algılanıyor.

Bir diğer duruma göz atalım..Geçen gün yaşça benden büyük bir arkadaşımı, yine yaşça kendisinden yaklaşık 10 yaş büyük bir arkadaşımın arkadaşı ile tanıştırdım. Beyefendi işinde, gücünde; evlenip boşanmış, bir çocuk sahibi hali vakti yerinde biri. Kızcağızın eşi erken yaşta vefat etti, bir çocuğuyla geçinme mücadelesi veriyor; ama az kazancına rağmen oldukça bakımlı; uzun boylu, zayıf, sarı saçlı ve hayat dolu bir kız. Beyefendiyi kızımızla görüştürmeden önce beyefendinin resmini görmek istedim, sonuçta arkadaşıma uygun olup olmadığının bir ön değerlendirmesini yapmadan arkadaşımın karşısına çıkarmak istemedim kendisini. İlk izlenimlerimi aktarayım hemen: oldukça kilolu (ama oldukça), fena göbekli, kel, kalan saçları kırlaşmış, genel olarak yaşıtlarına göre daha yaşlı gösteren bir erkek. Görünüş olarak arkadaşıma çok yakıştırdığım söylenemez, ama tanıştıran arkadaşımın karakteri hakkında yaptığı iltifatlara dayanamayarak ve arkadaşımı beğeneceğinden emin olarak bu işe tamam dedim. Kıza da resmini gösterdim, görünüş olarak çok beğenmemesine rağmen; ikinci evliliğinde huzur ve sahiplenme gibi özellikler aradığı için bu teklifi kabul etti ve benim de bulunacağım bir ortamda kendisi ile görüşebileceğini söyledi. 

Peki sizce sonuç ne oldu?

Beyefendi arkadaşımı; görüşmeye oldukça az makyajlı ve özensiz geldiğini söyleyerek beğenmedi. Etrafında çok daha güzel ve buna rağmen reddettiği bayanlar varmış.

Peki bu özgüvenin sırrı ne? Mal varlığının, halinin vaktinin yerinde olması mı? Bence evet. İşini gücünü almış, varlıklı ve çirkin adam özgüveni denen bir olay var bu dünyada...(bu ülkede demiyorum çünkü bu sorun evrensel zannımca)

Konu makyajdan açıldı, biraz dağıldı evet farkındayım ama görüyorum ki makyaj yapmak bakımlı olmak anlamına gelirken, makyaj yapmamak kendine dikkat etmemek, özensiz olmak anlamına geliyor artık. Halbuki bir erkeğin nasıl yüzüne herhangi bir kimyasal sürmeden, cildine zarar vermeden dolaşma özgürlüğü denen birşey varsa, bir kadının da aynı hakkının olduğunu düşünüyorum. Makyaj yapmayan, makyaj yapıp bazı dönemler yapmak istemeyen ve makyaj yapmadan dolaşan tüm kadınları seviyorum.

Makyaj yapmayı sevdiğim gibi, makyaj yapmak istemediğim günler makyaj yapmadan sosyal hayata karışmayı da seviyorum. Gözlerim kaşındığında özgürce, makyajım dağılacak korkusu olmadan gözlerimi ovuşturmayı; yanaklarımdaki allık gömleğine bulaşır mı korkusu olmadan sevgilimin omzuna yatmayı, ona sarılmayı; rujum var canım öpemiyorum demeden bütün bebekleri yanaklarından kocaman öpmeyi istiyorum.

Ve son olarak; güzel görünmek başka bir olay...Güzel hissetmek, mutlu olmak, gülümsemek, temiz olmak, sağlam bir karaktere sahip olmak vs. vs hepsiyle ilintili.. Nasıl güzel göründüğünüzü düşünüyorsanız, hissediyorsanız o halinizle çıkın dışarı. Önemli olan ne hissettiğin, ne sürdüğün değil..



Yorumlar

  1. gerçekten çok ama çok anlamlı bir yazı olmuş. aynı şeyleri ben de düşünüyorum. lise 2 den beri göz kalmeiyle başlayan makyaj maceram sonra far, sonra ruj,rimer derken arttı. ha ama burda kaldı. ben ne fondoten ne pudra ne allık sürmem. beyaz tenli de biri olarak özellikle o göz makyajı yani far kalem rimer üçlüsü aşırı derecede bağımlılık yaptı bende, bunu farketmem ise artık bakkala bile göz makyajsız çıkamamla başladı. dehşete düşmüştüm. artık doğal haline güvenmeyen, kendini beğenmeyen bir kız. dediğin gibi erkeklere bakıyorum hiçbir şey sürmeden ne kadar normalller, renkleri falan. abartmıyorum bu aslında kadınlarda sigara bağımlılığı gibi bir şey. sırf bu bağımlılığı kırmak adına hayatımda ilk kez geçen gün hiç ama hiç makyaj yapmadan işe gittim. herkes hasta mısın yüzün sapsarı noldu sana falan dedi. inanılmaz moralim bozuldu, ama yılmadım devam ediyorum bakalım daha yeni. aşacağım bu olayı. muhtemelen beni makyajsız göre göre insanların gözü alışacak, normal sağlıklı bir görünüm elde edeceğim onların gözlerinde. yüzün bir alışma süreci olur herhalde di mi

    YanıtlaSil
  2. merhaba..üniversite dönemimde, ki bu dönem bir genç kızın en çok dikkat çekme isteğine sahip olduğu dönemdir zannımca, çok yoğun makyaj yaptığım ve bu yaptığım makyajın beni yavaş yavaş nasıl görünüyorum kompleksine soktuğunu farkettiğim bir anda makyaj yapmaktan vazgeçtim. Uzunca bir süre makyaj yapmadım ve nasıl göründüğüm hiç umrumda değildi..Hayattan en zevk aldığım, en kendime güvendiğim dönemdi diyebilirim. Evet kusurlarım vardı, ama ben onları saklamak yerine onları kabullenmeyi denedim. Bence kusurlar insanları birbirine yaklaştırıyor, kusurlu birini görünce kasmaktan vazgeçip onun yanında rahat ve konforlu hissediyoruz.

    Bunu hala sürdürebiliyor musun diye sorarsan, maalesef her zaman değil. Ama ara ara işyerime makyajsız gelip arkadaşlarımın beni bu şekilde görmesini özellikle istiyorum. Makyajsız daha küçük duruyorsun diyenler oluyor, hoşuma gidiyor açıkçası..

    Seni sonuna kadar destekliyorum. Karakterli ve cesur bir kadın; bir barbie bebekten her zaman daha güzel bence.

    Sevgiler:*

    YanıtlaSil
  3. teşekkür ederim, yazını, dolayısıyla düşüncelerini okuduğumda ben de senin için aynı şeyleri düşünmüştüm: hoşcakalın...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder