Sevgi..




Son yıllarda insanların yüzlerinden okuduğum duygular var benim..Konuşmadan sadece izlemeye ve anlamaya çalıştığım..Hepimiz ama hepimiz sevgi açıyız. Hem de öyle böyle değil, açlıktan ölüyoruz..

Fiziksel açlıkla aynı belirtileri gösteriyor aslına bakarsanız sevgi açlığı.. Çok acıktığınızı düsünün, yemek yemeniz gerek ve ortalıkta yiyecek hiçbirşey yok..Siz böyle hissederken birisi geliyor ve diyor ki; "neslysh, yarınki toplantının konusu ne, biliyor musun?"..Önce soruyu anlamaya çalışıyorsunuz, o kadar iç dünyanızdaki açlıkla meşgulsünüz ki, diğer bütün konular bu konunun yanında önemsiz kalıyor..Sonra hırçınlaşıyorsunuz, sizi iç dünyanızdan koparıp bu kadar gereksiz bir konu ile meşgul etme cüreti de nereden geliyor?.."Zaten mail atılmıştı, maillerini kontrol edersen sorunun cevabını bulabilirsin"..Bu kadar masumca sorulmuş bir soruya bu kadar hırçın cevap vermenin ne anlamı var? O kadar mutsuzluk akan bir cevap ki bu, adeta bağırıyor, "ben iyi değilim, bana dokunma" diye..

Dün trafikte ilerlemeye çalışıyorum, bi önümdeki aracın tahammülü yok, önündeki araç yavaş hareket ettiği ve trafikte oluşan "fırsat" boşlukları dolduramadığı için sinirli. Ard arda o nefret gelesi kornasına basıyor, iğrenç bir gürültü kirliliği..öndeki asabi, dayanamıyor iniyor arabadan..yürüyor bizimkinin üzerine, aradaki araçlardan sürücüler iniyor, ayırıyorlar asabi abileri..Yoldaki stres yüklerini yüklenip hep birlikte evimize ilerliyoruz. 

Arkadaşım mutsuz, eşi onunla yeterince ilgilenmiyormuş..Neden konuşmuyorsun dedim, konuşarak gelen ilgi en fazla 3 gün sürer dedi.. Sen ilgi gösteriyor musun dedim, o göstermiyorsa ben neden göstereyim dedi. O gösterirken gösteriyor muydun peki dedim, sustu. İsterse göstermesin, gösterecek adam çok dedi.. Peki onlar da bir süre sonra ilgi göstermekten vazgeçerlerse dedim. İkimiz de sustuk.

Yapılan araştırmalara göre çocuklar gözlerinde biriktirirlermiş. Konuşmayı bilmedikleri dönemlerde bile etrafında olup bitenleri gözlerinde biriktirip sevgi veya nefret yüklenirlermiş. İleride insan ilişkilerinde sergiledikleri tavır da bu biriktirdikleri sevgi veya nefretin miktarına göre değişirmiş. 
Sevgisiz ortamlarda büyüyen çocukların kin ve öfke duyguları diğer insanlara göre daha fazla gelişirmiş. Beyaz bir sayfa yani çocuk, gördüğü herşey üzerinde yeni bir iz, hayatını resmederken çocuğunuz, siz nasıl izler bırakıyorsunuz onun üzerinde?

Yani demem o ki, "kötülük yapmak istiyorsan güce ihtiyacın var, geri kalan herşey için sevgi yeter!"
Sevgi varlığıyla yaraları iyileştirebiliyorken, yokluğu ile yerle bir edebiliyor. Sevgiden vazgeçmeyin..



Yorumlar