Merhaba;
Sizlere taze bitirdiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Zülfü Livaneli'nin Serenad'dan sonra bitirdiğim ikinci eseri, Huzursuzluk.2016 yılında yayınlanan kitap Livaneli'nin son eseri. Yaklaşık 160 sayfadan oluşuyor ve oldukça sürükleyici.. Benim gibi yavaş okuyan bir insan bile bu kitabı 2 günde bitirdiyse siz düşünün artık.
Kitabın konusundan kısaca bahsetmek gerekirse;
Çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ilginç ölümünün ardından bu hikayenin peşine düşen İbrahim kendini daha önce hiç bilmediği bir halkın: Yezidi halkının, İŞİD zulmünün ve o bölgede yaşanan dramın içerisinde bulur. Hüseyin'i ve uğruna canından olduğu Yezidi asıllı sevdiği Meleknaz'ı anlamaya çalışan İbrahim Mardin'in mistik coğrafyasında ve sınır ötesinde yaşananları gazeteci kimliği ile anlamaya ve sorgulamaya başlar. Bölgede yaşananları Harese olarak adlandırılan olaya benzetir. Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz, bu olay harese olarak adlandırılır. Ortadoğu'da yaşananları da develerin yaşadığı bu duruma benzetir.
Yalın dili ve sürükleyici konusu ile Livaneli farkını yine ortaya koymuş. Şiddetle tavsiye ederim.
Sevgiyle kalın;)
Sizlere taze bitirdiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Zülfü Livaneli'nin Serenad'dan sonra bitirdiğim ikinci eseri, Huzursuzluk.2016 yılında yayınlanan kitap Livaneli'nin son eseri. Yaklaşık 160 sayfadan oluşuyor ve oldukça sürükleyici.. Benim gibi yavaş okuyan bir insan bile bu kitabı 2 günde bitirdiyse siz düşünün artık.
Kitabın konusundan kısaca bahsetmek gerekirse;
Çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ilginç ölümünün ardından bu hikayenin peşine düşen İbrahim kendini daha önce hiç bilmediği bir halkın: Yezidi halkının, İŞİD zulmünün ve o bölgede yaşanan dramın içerisinde bulur. Hüseyin'i ve uğruna canından olduğu Yezidi asıllı sevdiği Meleknaz'ı anlamaya çalışan İbrahim Mardin'in mistik coğrafyasında ve sınır ötesinde yaşananları gazeteci kimliği ile anlamaya ve sorgulamaya başlar. Bölgede yaşananları Harese olarak adlandırılan olaya benzetir. Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz, bu olay harese olarak adlandırılır. Ortadoğu'da yaşananları da develerin yaşadığı bu duruma benzetir.
Yalın dili ve sürükleyici konusu ile Livaneli farkını yine ortaya koymuş. Şiddetle tavsiye ederim.
Sevgiyle kalın;)
Yorumlar
Yorum Gönder