Bugün de biraz mesleğim hakkında konuşalım istedim.
Öncelikle başlıktaki soruya cevap vereyim..Soru: Neden endüstri mühendisi oldum? Cevap: Neden olmasın? Yani ben olmasam, sen olmasan, o olmasa kim olacak endüstri mühendisi değil mi ama..
Bundan yaklaşık 16 sene önceydi. Lise 3. sınıftaydım çünkü o yıllarda lise 4. sınıf diye birşey yoktu. Lise dediğin 3. sınıfta biterdi ve son sene insanlar uygun bir dershane seçimi ile üniversite sınavına hazırlanırdı. Benim dönemimde ygs, ügs, hgs, ogs gibi kavramlar yoktu. Tek bir sınav vardı o da meşhuur öss. Yani öğrenci seçme sınavı.
Önce sınava girer ve paşa paşa puanını alırdın, sonrasında gelen puana göre hangi okula yerleşebileceğine bakar ve yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 13 adet tercih yapardın. Sonrasında bu 13 tercihten hangisine yerleştiğine dair, veya hiç birine yerleşemediğine dair:( sonuçlar açıklanırdı.
Benim abim doktor, benim de doktor olmamı isterdi. Annem ve babam da doktor olmamı çok isterdi. Hatta ilkokul hocam aileme "bu çok zeki bir kız büyüyünce kesin doktor olacak" der ve beni sınıfta doktorum diye çağırırdı.
Bütün bu mahalle baskısından olacak ki o yıllarda doktor olmak bana hiç ilgi çekici gelmedi. Doktor olmak istemememdeki bir başka etken de o dönemde gördüğüm kötü bir rüya olabilir diye düşünüyorum. Hala aklımdan çıkmaz. Anlatıp da sizide ürkütmek istemiyorum.
Tüm bu nedenlerden dolayı aldığım puan Cerrahpaşa ve Çapa Tıp Fakültelerine yetmesine rağmen bu bölümleri tercih listemde en son sıralara yazdım. İlk tercihlerim İşletme Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ve Matematik Mühendisliği'ydi. Son anda İstanbul Üniversitesi Endütri Mühendisliği'ni de listeye tıp fakültelerinin üzerine ekledim ve bingoooo bu bölüme yerleştim.
Endüstri Mühendisliği o dönem oldukça fiyakalı ve yüksek puanlı bir bölümdü..Ve çok yeniydi. Etrafta endüstri mühendisine çok rastlayamazdınız. Kulaktan kulağa bu bölümden mezun olanların çok iyi ücretlerle şirketlerde üst düzey yöneticilik yaptığı efsaneleri dolaşıyordu ve ben her yeni mezun gibi yüksek maaşlı bir işten elbette etkilendim.
Sonuç: Ailem benimle yaklaşık 1 ay kadar konuşmadı. Abim doktor olmadığım için, yıl 2017, hala beni suçluyor. Mühendisliği bitirdiğimde babamın tekrar sınava gir tıpı kazanabilirsin, hala okuyabilirsin dediğini hatırlıyorum ve bu nasihatler hala devam ediyor.
Peki ya ben pişman mıyım? Hem evet hem hayır. Mesleğimi çok ama çok seviyorum ama güzel ülkemde maalesef mühendislik hakettiği değeri görmüyor. Doktor abime baktığımda önce bir maaşallah diyor sonra da kendi işinin patronu olmak ve birinden emir almadan çalışmanın ne büyük nimet olduğunu düşünüyorum. Endüstri mühendisiyken de bu nimetlere sahip olamaz mıydım: evet ama ben kendi işim açısından bir değerlendirme yapıyorum.
Yok mu konu hakkında fikri olan endüstri mühendisleri? Yorumlarınızı bekliyorum..
Sevgiler..
Öncelikle başlıktaki soruya cevap vereyim..Soru: Neden endüstri mühendisi oldum? Cevap: Neden olmasın? Yani ben olmasam, sen olmasan, o olmasa kim olacak endüstri mühendisi değil mi ama..
Bundan yaklaşık 16 sene önceydi. Lise 3. sınıftaydım çünkü o yıllarda lise 4. sınıf diye birşey yoktu. Lise dediğin 3. sınıfta biterdi ve son sene insanlar uygun bir dershane seçimi ile üniversite sınavına hazırlanırdı. Benim dönemimde ygs, ügs, hgs, ogs gibi kavramlar yoktu. Tek bir sınav vardı o da meşhuur öss. Yani öğrenci seçme sınavı.
Önce sınava girer ve paşa paşa puanını alırdın, sonrasında gelen puana göre hangi okula yerleşebileceğine bakar ve yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 13 adet tercih yapardın. Sonrasında bu 13 tercihten hangisine yerleştiğine dair, veya hiç birine yerleşemediğine dair:( sonuçlar açıklanırdı.
Benim abim doktor, benim de doktor olmamı isterdi. Annem ve babam da doktor olmamı çok isterdi. Hatta ilkokul hocam aileme "bu çok zeki bir kız büyüyünce kesin doktor olacak" der ve beni sınıfta doktorum diye çağırırdı.
Bütün bu mahalle baskısından olacak ki o yıllarda doktor olmak bana hiç ilgi çekici gelmedi. Doktor olmak istemememdeki bir başka etken de o dönemde gördüğüm kötü bir rüya olabilir diye düşünüyorum. Hala aklımdan çıkmaz. Anlatıp da sizide ürkütmek istemiyorum.
Tüm bu nedenlerden dolayı aldığım puan Cerrahpaşa ve Çapa Tıp Fakültelerine yetmesine rağmen bu bölümleri tercih listemde en son sıralara yazdım. İlk tercihlerim İşletme Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ve Matematik Mühendisliği'ydi. Son anda İstanbul Üniversitesi Endütri Mühendisliği'ni de listeye tıp fakültelerinin üzerine ekledim ve bingoooo bu bölüme yerleştim.
Endüstri Mühendisliği o dönem oldukça fiyakalı ve yüksek puanlı bir bölümdü..Ve çok yeniydi. Etrafta endüstri mühendisine çok rastlayamazdınız. Kulaktan kulağa bu bölümden mezun olanların çok iyi ücretlerle şirketlerde üst düzey yöneticilik yaptığı efsaneleri dolaşıyordu ve ben her yeni mezun gibi yüksek maaşlı bir işten elbette etkilendim.
Sonuç: Ailem benimle yaklaşık 1 ay kadar konuşmadı. Abim doktor olmadığım için, yıl 2017, hala beni suçluyor. Mühendisliği bitirdiğimde babamın tekrar sınava gir tıpı kazanabilirsin, hala okuyabilirsin dediğini hatırlıyorum ve bu nasihatler hala devam ediyor.
Peki ya ben pişman mıyım? Hem evet hem hayır. Mesleğimi çok ama çok seviyorum ama güzel ülkemde maalesef mühendislik hakettiği değeri görmüyor. Doktor abime baktığımda önce bir maaşallah diyor sonra da kendi işinin patronu olmak ve birinden emir almadan çalışmanın ne büyük nimet olduğunu düşünüyorum. Endüstri mühendisiyken de bu nimetlere sahip olamaz mıydım: evet ama ben kendi işim açısından bir değerlendirme yapıyorum.
Yok mu konu hakkında fikri olan endüstri mühendisleri? Yorumlarınızı bekliyorum..
Sevgiler..
Yorumlar
Yorum Gönder