Neden Kitap Oku-ya-mıyoruz!

Bu yazı kitap okumayanlar için değil.
Bu yazı kitap okuyamayanlar için.

Kendimden yola çıkarak, bir de benim gibiler olduğunu gördüm.
Okumak isteyen, bir sürü kitap satın alan, kitaplar ilgisini çeken fakat her kitabı en fazla 100 sayfa sonra terkedenler.

Anadolu lisesi ve üniversite yıllarımda deli gibi kitap okuyan bir insandım ben. Dünya Klasiklerini bir solukta okuduğumu hatırlıyorum. Kendime özel kütüphanem vardı mesela, kitaplarımı hiç üşenmeden stickerlar, konularına göre kategorize ederdim. Severdim yani kitapları, içerisinde kendime yarattığım dünyayı. O dünyada bana kimse dokunamazdı.

Belki de daha hayalperesttim. Gerçek dünyayı reddeder, daha az konuşur daha çok hayal kurardım. Bu sebepten olabilir o dönemler platonik aşklardan hoşlanmam.

Zamanla bu değişti, hayal kurmaktan nefret eder hale geldim. Hala hayal kurmayı pek sevmem. Hayaller gerçeklerden koparıyor gibi hissediyorum, hayal kurarak içimde büyüttüğüm dünyanın gerçek dünya ile hiç bir alakası olmadığını ve bunu her farkettiğimde yara aldığımı farkettim.


Artık beklemediğim yaralar almamak için, alabileceğim tüm yaralara hazırlıklı olmak için hayal kurmayı ve yavaş yavaş kitap okumayı bıraktım.

Bıraktım demek aslında haksızlık olur, hala Türkiye'deki pek çok insandan çok daha fazla kitap okuduğumu biliyorum.

Sadece uzun süreli hayal dünyaları ve gerçek hayattan uzak kalma korkusu beni sanal gerçekliklerden uzak tutuyor.

Akşama kadar yorulan beynim akşam eğlendirici içi boş görsellerle kendini rahatlatmak istiyor.

Sevgiyle kalalım.



Yorumlar