Bunu yazması zor ama belki benimle aynı şeyleri yaşayan kadınlara ulaşabilir ve onlarla aynı duyguları kelimeler yoluyla paylaşabilirim umuduyla geç de olsa bu yazıyı kaleme alabiliyorum.
2 Nisan 2018'de yani bundan 3 hafta önce pazar günü; 11 hafta 5 günlük hamileliğimde rutin kontrole gittiğimde bebeğimin kalp atışlarının 2 hafta önce durduğunu öğrendim ve yıkıldım. Oysaki 4 hafta önce doktora gittiğimde minigimin kalp atışlarını duymuş ve rahatlamıştım ama gelişmeler beklediğim gibi olmadı. Miniğim annesine hiç bir uyarı vermeden, en ufak bir kanamam veya düşüğe dair bir belirtim olmadan kalbi 2 hafta önce durmuş ve 2 hafta boyunca annesine hiç bir zarar vermeden minigim cennete uçmuş.
Benim için çok zor ve üzücü günlerdi, hala daha aklıma geldikçe çok üzülüyorum fakat mümkün olduğunca hatırlamamaya ve kendimi telkin etmeye çalışıyorum. Düşük tanısı konduktan 1 gün sonra genel anestezi ile kürtaja alındım. Doğumhanede yaklaşık 1 buçuk saat kadar kaldım, herhangi bir acı çekmememe ve sıkıntı yaşamamama rağmen psikolojik olarak hayatımda geçirdiğim en zor 2 günü yaşadım. Allah kimsenin başına vermesin, düşmanımın bile ve Allah umarım kimseyi evlat acısı ile sınamasın.
Onu hiç görmememe, cinsiyetini bile henüz öğrenemememe rağmen onu çok seviyordum ve malesef annesine erken veda etti, miniğimin kalbi bu dünyayı kaldıramadı ve cennete uçtu. O kadar değişik bir duygu ki her şey ama her şey bana onu kaybettiğimi hatırlatıyor. Okunan ezanlarda ve selalarda bile miniğimin bu dünyaya bir selası bile okunmadan veda ettiğini düşünüyorum. Ona aldığım ufak tefek eşyaların hepsini ağlayarak kaldırdım, tüm ultrason kağıtlarını, test sonuçlarını, hepsini bir kutuya koydum ve sakladım. Minigimin eşyalarını atmaya onu unutmaya kıyamadım ama gördükçe toparlanamadığım için şimdilik gözden uzak bir yerde tutuyorum.
Onu çok özlüyor ve çok seviyorum. Belki yine hamile kalacağım, yine çocuklarım olacak ama miniğimi hiç bir zaman unutmayacağım. O benim hep ilk çocuğum olarak kalacak.
Düşük yapan tüm bayanlara tavsiyem, kendinizi suçlamayın, tekrar düşük yapar mıyım kaygısına kapılmayın fakat tedbiri de elbette elden bırakmayın. Kendinizi bir an önce toparlamaya gayret edin ve bol bol yürüyüş yaparak vucudunuzda biriken kanı dışarıya atın. Size doktorunuz tarafından verilen antibiyotikleri düzenli kullanın ve miniğinizi kalbinizde benim gibi hep taşıyın.
Hepimizin başı sağolsun. Allah bize acınızı unutturacak değil ama avutacak yeni evlatlar nasip etsin.
2 Nisan 2018'de yani bundan 3 hafta önce pazar günü; 11 hafta 5 günlük hamileliğimde rutin kontrole gittiğimde bebeğimin kalp atışlarının 2 hafta önce durduğunu öğrendim ve yıkıldım. Oysaki 4 hafta önce doktora gittiğimde minigimin kalp atışlarını duymuş ve rahatlamıştım ama gelişmeler beklediğim gibi olmadı. Miniğim annesine hiç bir uyarı vermeden, en ufak bir kanamam veya düşüğe dair bir belirtim olmadan kalbi 2 hafta önce durmuş ve 2 hafta boyunca annesine hiç bir zarar vermeden minigim cennete uçmuş.
Benim için çok zor ve üzücü günlerdi, hala daha aklıma geldikçe çok üzülüyorum fakat mümkün olduğunca hatırlamamaya ve kendimi telkin etmeye çalışıyorum. Düşük tanısı konduktan 1 gün sonra genel anestezi ile kürtaja alındım. Doğumhanede yaklaşık 1 buçuk saat kadar kaldım, herhangi bir acı çekmememe ve sıkıntı yaşamamama rağmen psikolojik olarak hayatımda geçirdiğim en zor 2 günü yaşadım. Allah kimsenin başına vermesin, düşmanımın bile ve Allah umarım kimseyi evlat acısı ile sınamasın.
Onu hiç görmememe, cinsiyetini bile henüz öğrenemememe rağmen onu çok seviyordum ve malesef annesine erken veda etti, miniğimin kalbi bu dünyayı kaldıramadı ve cennete uçtu. O kadar değişik bir duygu ki her şey ama her şey bana onu kaybettiğimi hatırlatıyor. Okunan ezanlarda ve selalarda bile miniğimin bu dünyaya bir selası bile okunmadan veda ettiğini düşünüyorum. Ona aldığım ufak tefek eşyaların hepsini ağlayarak kaldırdım, tüm ultrason kağıtlarını, test sonuçlarını, hepsini bir kutuya koydum ve sakladım. Minigimin eşyalarını atmaya onu unutmaya kıyamadım ama gördükçe toparlanamadığım için şimdilik gözden uzak bir yerde tutuyorum.
Onu çok özlüyor ve çok seviyorum. Belki yine hamile kalacağım, yine çocuklarım olacak ama miniğimi hiç bir zaman unutmayacağım. O benim hep ilk çocuğum olarak kalacak.
Düşük yapan tüm bayanlara tavsiyem, kendinizi suçlamayın, tekrar düşük yapar mıyım kaygısına kapılmayın fakat tedbiri de elbette elden bırakmayın. Kendinizi bir an önce toparlamaya gayret edin ve bol bol yürüyüş yaparak vucudunuzda biriken kanı dışarıya atın. Size doktorunuz tarafından verilen antibiyotikleri düzenli kullanın ve miniğinizi kalbinizde benim gibi hep taşıyın.
Hepimizin başı sağolsun. Allah bize acınızı unutturacak değil ama avutacak yeni evlatlar nasip etsin.
Yorumlar
Yorum Gönder