Merhabalar;
Çok uzun zaman oldu yazmayalı ve ben bu çok uzun zamanda çok güzel bir şey yaşadım, anne oldum..Hiç bir zaman nasip olmayacağını düşündüğüm bu duyguyu meğer ben de tadacakmışım. Bunun için ne kadar şükretsem az..
Bir sene önce 9 haftalık bebeğimi kalbinin durması sonucu aldırmak zorunda kaldım. Bu süreçte neler yaşadım, miniğimi bedenimden koparırlarken ondan ayrılmak beni ne kadar üzdü, bir insanın canı en fazla ne kadar acıyabilirmiş, bunların hepsini nasıl atlattım bir Allah bilir bir de ben..Bütün bunların üzerine tekrar anne olma fikrini rafa kaldırmışken tam 1 sene sonra rastgele yaptığım idrar testi sonucu tekrar anne olduğumu öğrendim. Muhteşem bir haberdi bu, fakat öğrenir öğrenmez aynı şeyleri yaşayacak olma ihtimalinin 9 ay süren endişesi de beraberinde geldi.
Her hafta doktora gittim, her hafta..her muayeneye gidişimde ultrasonda doktoruma sorduğum ilk soru kalbinin atıp atmadığıydı..Her kalp atışında şükrettim gözyaşları içerisinde..
Kan testleri, ilaçlar, folik asitler, d vitaminleri, kan hapları, multivitaminler..Doktor ne diyorsa harfi harfine uymaya çalıştım..Korku, telaş, dilimden düşmeyen dualar ve heyecanla bitmek bilmedi 9 ay.. Özellikle ikili test sonucumu öğrendikten sonra..
Kombine test sonucum 1/400lerde iken ikili test sonucum 1/76 çıktı. Bu da demek oluyordu ki benim durumundaki 76 hamilelikten biri down sendromlu bebek ile sonuçlanmıştı. Dünyalar başıma yıkıldı. Minigim down sendromlu doğarsa bu sorumluluğu kaldırabilecek miydim, ona yetebilecek miydim? Peki ya minigim, bu zor hayat ile başa çıkabilecek miydi, onu bu zalim dünyada üzülmeden kırılmadan nasıl yetiştirecektim..
Bu olasılığı duyan yakınlarım bir an önce aldırmamı tembihliyorlardı. Kalbinin atışını defalarca kez dinlediğim meleğimi öldürmemi istiyorlardı. Bu her söylendiğinde canımın ne kadar yandığını bir Allah bilir bir de ben..
Hiç unutmuyorum, bütün bunları yaşadığımda Ramazan ayıydı ve göz yaşları içerisinde Allah'ıma bana ve meleğime merhamet etmesi için gece gündüz dua ediyordum.
Doktorum detaylı ultrasona girmemi önerdi..Bense bir daha hiçbir doktora gitmek istemiyordum..Doğuma kadar beni ve meleğimi herkesin rahat bırakmasını, doğuma kadar başka hiç bir kötü haber almamayı istiyordum. Esimin ısrarları sonucu Şişli de uzman bir perinatologdan randevu aldık, bebegim 14 haftalikti. Tüm muayene boyunca yüreğim ağzımda, dilimde dualar doktorun incelemelerini izledim..Bebeğime giden kan damarlarına kadar bütün ayrıntılarıyla bebeğimi inceledi doktor. İncelemeler sonucunda down sendromuna ait bir bulguya rastlamadigini, bu inceleme sonucu riskimin 1/190a indiğini, bunun da riskli bir sonuç olacağını, daha detaylı inceleme için dilersem Prenatal test yaptirabilecegimi söyledi ve bu testi yaptirabilecegim bir laboratuvar önerdi..
Prenatal test, harmony test, nipt test, nifty test, fetal DNA testi, kanda DNA testi..ne derseniz deyin hepsi aynı anlama geliyor..Gebelik esnasında anne kanına karışan bebeğin DNA ları inceleniyor, kromozom sayısına ve yapısına bakılıyor..bir çok genetik hastalık yüzde 99,99a yakın bir olasılık ile saptanabiliyor. Anne kanından alınan bir örnek yurtdışındaki bir laboratuvara gönderiliyor ve yaklaşık 15 gün içerisinde tarama sonuçları elinize geçiyor.
Bebeğinizin cinsiyetini de bu yolla öğreniyorsunuz.
Ben hiç istemememe rağmen eşimin ısrarı ile testi yaptırdık. Sonucunun pozitif çıkması korkusu, sonrasında aldırmam yönündeki baskılar, tüm yaşayacaklarımın düşüncesi bile beni dehşete düşürüyordu..Tek bir şey istiyordum, herkesin ve herşeyin bebeğimi ve beni rahat bırakmasını.
10 gün boyunca sadece nefes aldım, yaşadım mı derseniz tam bir kabustu yaşadığım..Hayatımın en zor bekleyisiydi. Meleğimle korku içerisinde birbirimize tutunarak bekledik.. Sonucun geldiği günü unutamıyorum..Eşimden sonucu onun öğrenmesini ve bana haber vermesini istedim..Yarım saat sonra telefon çaldı, hiç unutmuyorum bir Cuma günüydü, temiz sonuçlar dedi, inanamadim, test sonuçlarını göndermesini istedim, evet temizdi sonuçlar..Meleğim down sendromlu değildi..Doktoru aradım, doğru mu hocam dedim ağlayarak, evet için rahat olsun dedi.
O an, bir insan bu dünyada en fazla ne kadar mutlu olabilirse işte o kadar mutlu oldum..bana sorsalar bu hayatta yaşadığın en büyük mutluluk nedir diye kesinlikle bu andır derim..
Tabi bu haberi aldiktan itibaren doğum yapana kadar kalan yüzde 0.01lik ihtimalin gerçekleşmemesi için tüm hamileliğim boyunca dua ettim..Doğumdan çıktığımda, uyanır uyanmaz hemşirelere sorduğum ilk soru bebeğimin sağlıklı olup olmadigiydi.. Hayatımın hep en büyük şükrü olacak sağlıkla doğan evladim..
Ve siz sevgili hamile anneler, eğer testiniz yüksek çıktıysa, uzuluyorsaniz, çaresiz hissediyorsanız bu yazı umarım size umut olur..Annelik bebeğinin varlığını ilk öğrendiğin anda gelen mutluluğun ardındaki bitmek tükenmek bilmeyen endiseymis..
Hepinize sağlıklı bebisler ve sevgiler;)
Çok uzun zaman oldu yazmayalı ve ben bu çok uzun zamanda çok güzel bir şey yaşadım, anne oldum..Hiç bir zaman nasip olmayacağını düşündüğüm bu duyguyu meğer ben de tadacakmışım. Bunun için ne kadar şükretsem az..
Bir sene önce 9 haftalık bebeğimi kalbinin durması sonucu aldırmak zorunda kaldım. Bu süreçte neler yaşadım, miniğimi bedenimden koparırlarken ondan ayrılmak beni ne kadar üzdü, bir insanın canı en fazla ne kadar acıyabilirmiş, bunların hepsini nasıl atlattım bir Allah bilir bir de ben..Bütün bunların üzerine tekrar anne olma fikrini rafa kaldırmışken tam 1 sene sonra rastgele yaptığım idrar testi sonucu tekrar anne olduğumu öğrendim. Muhteşem bir haberdi bu, fakat öğrenir öğrenmez aynı şeyleri yaşayacak olma ihtimalinin 9 ay süren endişesi de beraberinde geldi.
Her hafta doktora gittim, her hafta..her muayeneye gidişimde ultrasonda doktoruma sorduğum ilk soru kalbinin atıp atmadığıydı..Her kalp atışında şükrettim gözyaşları içerisinde..
Kan testleri, ilaçlar, folik asitler, d vitaminleri, kan hapları, multivitaminler..Doktor ne diyorsa harfi harfine uymaya çalıştım..Korku, telaş, dilimden düşmeyen dualar ve heyecanla bitmek bilmedi 9 ay.. Özellikle ikili test sonucumu öğrendikten sonra..
Kombine test sonucum 1/400lerde iken ikili test sonucum 1/76 çıktı. Bu da demek oluyordu ki benim durumundaki 76 hamilelikten biri down sendromlu bebek ile sonuçlanmıştı. Dünyalar başıma yıkıldı. Minigim down sendromlu doğarsa bu sorumluluğu kaldırabilecek miydim, ona yetebilecek miydim? Peki ya minigim, bu zor hayat ile başa çıkabilecek miydi, onu bu zalim dünyada üzülmeden kırılmadan nasıl yetiştirecektim..
Bu olasılığı duyan yakınlarım bir an önce aldırmamı tembihliyorlardı. Kalbinin atışını defalarca kez dinlediğim meleğimi öldürmemi istiyorlardı. Bu her söylendiğinde canımın ne kadar yandığını bir Allah bilir bir de ben..
Hiç unutmuyorum, bütün bunları yaşadığımda Ramazan ayıydı ve göz yaşları içerisinde Allah'ıma bana ve meleğime merhamet etmesi için gece gündüz dua ediyordum.
Doktorum detaylı ultrasona girmemi önerdi..Bense bir daha hiçbir doktora gitmek istemiyordum..Doğuma kadar beni ve meleğimi herkesin rahat bırakmasını, doğuma kadar başka hiç bir kötü haber almamayı istiyordum. Esimin ısrarları sonucu Şişli de uzman bir perinatologdan randevu aldık, bebegim 14 haftalikti. Tüm muayene boyunca yüreğim ağzımda, dilimde dualar doktorun incelemelerini izledim..Bebeğime giden kan damarlarına kadar bütün ayrıntılarıyla bebeğimi inceledi doktor. İncelemeler sonucunda down sendromuna ait bir bulguya rastlamadigini, bu inceleme sonucu riskimin 1/190a indiğini, bunun da riskli bir sonuç olacağını, daha detaylı inceleme için dilersem Prenatal test yaptirabilecegimi söyledi ve bu testi yaptirabilecegim bir laboratuvar önerdi..
Prenatal test, harmony test, nipt test, nifty test, fetal DNA testi, kanda DNA testi..ne derseniz deyin hepsi aynı anlama geliyor..Gebelik esnasında anne kanına karışan bebeğin DNA ları inceleniyor, kromozom sayısına ve yapısına bakılıyor..bir çok genetik hastalık yüzde 99,99a yakın bir olasılık ile saptanabiliyor. Anne kanından alınan bir örnek yurtdışındaki bir laboratuvara gönderiliyor ve yaklaşık 15 gün içerisinde tarama sonuçları elinize geçiyor.
Bebeğinizin cinsiyetini de bu yolla öğreniyorsunuz.
Ben hiç istemememe rağmen eşimin ısrarı ile testi yaptırdık. Sonucunun pozitif çıkması korkusu, sonrasında aldırmam yönündeki baskılar, tüm yaşayacaklarımın düşüncesi bile beni dehşete düşürüyordu..Tek bir şey istiyordum, herkesin ve herşeyin bebeğimi ve beni rahat bırakmasını.
10 gün boyunca sadece nefes aldım, yaşadım mı derseniz tam bir kabustu yaşadığım..Hayatımın en zor bekleyisiydi. Meleğimle korku içerisinde birbirimize tutunarak bekledik.. Sonucun geldiği günü unutamıyorum..Eşimden sonucu onun öğrenmesini ve bana haber vermesini istedim..Yarım saat sonra telefon çaldı, hiç unutmuyorum bir Cuma günüydü, temiz sonuçlar dedi, inanamadim, test sonuçlarını göndermesini istedim, evet temizdi sonuçlar..Meleğim down sendromlu değildi..Doktoru aradım, doğru mu hocam dedim ağlayarak, evet için rahat olsun dedi.
O an, bir insan bu dünyada en fazla ne kadar mutlu olabilirse işte o kadar mutlu oldum..bana sorsalar bu hayatta yaşadığın en büyük mutluluk nedir diye kesinlikle bu andır derim..
Tabi bu haberi aldiktan itibaren doğum yapana kadar kalan yüzde 0.01lik ihtimalin gerçekleşmemesi için tüm hamileliğim boyunca dua ettim..Doğumdan çıktığımda, uyanır uyanmaz hemşirelere sorduğum ilk soru bebeğimin sağlıklı olup olmadigiydi.. Hayatımın hep en büyük şükrü olacak sağlıkla doğan evladim..
Ve siz sevgili hamile anneler, eğer testiniz yüksek çıktıysa, uzuluyorsaniz, çaresiz hissediyorsanız bu yazı umarım size umut olur..Annelik bebeğinin varlığını ilk öğrendiğin anda gelen mutluluğun ardındaki bitmek tükenmek bilmeyen endiseymis..
Hepinize sağlıklı bebisler ve sevgiler;)
Yorumlar
Yorum Gönder